Ciltçilik Nedir ?

Yazılı veya basılı eserlerin sayfalarının bir araya toplanarak, kolayca kullanılmasını, dış etkilerden korunmasını ve görünüşüne bir güzellik verilmesini sağlamak maksadiyle sert veya yumuşak mukavva, deri veya bezden bir kapak geçirilmesi işlemine denir.

Esere takılan kapağa da cilt adı verilir. Cilt yapana mücellid denir. Mısır ve Roma’da kâğıtlar tomarlar hâlinde muhafaza edilirdi. Ciltçiliğin ilk defa Çin’de başladığı bilinmektedir. Bu sanat Orta Asya Türkleri’nce de bilinmekteydi. Türkler îslâmiyeti kabulden sonra, özellikle Kur’an-ı Kerim’i güzel muhafazalar içinde ciltlemeye itina etmişlerdir. Böylece Müslüman Türkler’de ciltçilik çok gelişmiştir. Bugün, kütüphâne ve müzelerimizde, çok değerli ve sanatkârâne şekilde ciltlenmiş binlerce eser ve özellikle Kur’an-ı Kerim vardır.

Türkler cilt süslemelerinde de çini ve halılarda kullandıkları motifleri tercih etmişlerdir. işleme şekillerine ve basılan kalıba göre muhtelif cilt çeşitleri ortaya çıkmıştır.

Bunlar : alttan ayırma, üstten ayırma, mülemma, mülevven, müşebbek, şemse, yazma, zerduz gibi isimler alırlar. Eski Türk ciltlerinde, kitabın ağız tarafına konan ve bu kısmı koruyan kitabın okunan yerini belli etmek için sayfa aralarına sokulan mıkleb vardır. Cildin iç kapağında ise, yine bir Türk süsleme sanatı olan ebrular kullanılmıştır.

Ciltler önceleri elle yapılırken, bugün bir sanayi hâlini almıştır. Kitaplar formalar hâlinde katlanmakta, otomatik makinalarda kesilmekte ve dikilmektedir. Kapaklar da belli bir kalıba göre otomatik olarak hazırlanmaktadır. Böylece binlerce kitap çok kısa zamanda ciltlenmektedir, öte yandan günümüzde çok yaygın olan karton kapaklı kitaplar ise, sırtı kesilip tutkallanarak bir araya getirilmektedir. Böylece kitapların ciltlenmesi hem daha kolay ve hem de daha ucuz olmaktadır. Ancak, çok sağlam tutkallar imâl edilmesine rağmen, bu tarzda ciltlenmiş eserlerin zaman içinde sayfalarmın ayrılması tehlikesi vardır.

09 / Tem / 2018