İstatistik Bilimi

İstatistik, konularını rakamlarla ifade eden bütün ilim dallarının yararlandığı me- todları geliştiren bir uygulamalı matematik ilim dalıdır.

İstatistik metotlarından gereği gibi yararlanabilen ilim adamları, kendi dallarında büyük başarılar elde etmektedirler. Bu durum, henüz konularını rakamlarla ifade edememiş ilim dallarında veya henüz rakamla ifade edilmemiş konularda çalışanları, önce bu eksikliği gidermeğe zorlamış, bu başarıldıkça eskiden çekilen zorluklar azalmış ve yorumlar sübjektiflikten arınmıştır.

Gerçekten istatistik, “örnek” denen ve sınırlı sayıda materyalden oluşan gruplarda yapılan müşahede (gözlem) ve deneylerin sonuçlarını genelleştirebilmede, matematik modellerle ifade edebilmede kullanılacak metotları geliştirmekte, böylece ilimde “tüme-varış” yolunu aydınlatmaktadır.

Daha ayrıntılı olarak istatistik:

  • Rakamları toplamada ve toplanan rakamları özetleyip müteakip işlemlere hazırlamada;
  • Çeşitli şartlara ve faktörlere göre en ucuz ve en fazla bilgi sağlayacak sürveylerin veya deneylerin planlanmasında ve yürütülmesinde;
  • Sürvey (inceleme, ölçümleme) lerde ve deneylerde, müşahede edilen farklılıkları ölçmede, yorumlamada ve muhtemel amillerine göre analiz etmede;
  • Hipotezler kurup bunların geçerli olma ihtimallerini hesaplamada, buna göre de hüküm ve karar vermede;
  • Aynı şahısların muhtelif özellikleri arasındaki benzerlikleri belirlemede ve buna göre de şahısları tasnif etmede;
  • Bir özelliğin ileride alabileceği değeri daha önceden tahmin etmede;
  • Herhangi bir olayın belirli bir sisteme veya matematik formüle uygun olarak cereyan edip etmediğini kontrolde ve bunlara benzer hususlarda her daldaki ilim adamının en yakın ve güvenilir yardımcısıdır.

Çeşitli ilim dallarında beliren ileri seviyelerdeki ihtiyaçlar da istatistiğin, bunları karşılamak üzere sarf ettiği gayretler sonunda, gelişmesine yardım etmişlerdir.

İstatistiğin geliştirdiği metotlar, üniversal olup her yerde ve her ilim dalında kullanılırlar. Çünkü bunlar belirli matematik ku-rallara dayanmaktadırlar. Bununla beraber, temayül, ilgi ve ihtiyaca göre özel alanlar için de metotlar geliştirilmiştir. Bunlar çoğaldıkça, ilgili alanlara göre ayrı birer isim altında toplanmışlardır. Bu yönde ilk adım tarımcılar tarafından atılmış ve bunlar kul-landıkları metotlara “Biyometri” demişlerdir. Bunları biyologlar izlemiş ve “Biyo istatistik” diye bir kol kurmuşlardır. Bundan Sonra sıra İle “Ekonometri”} “Sosyometri”, “Psikometri” ve “Teknometri"den söz edilmiştir.

Ne var ki bütün bu kollar müşterek bir temele dayanırlar ki, bu “istatistik”tir. Her hangi bir ekonometri kitabı ile her hangi bir biyometri kitabı karşılaştırıldığında, her ikisinde aynı olan (misaller hariç) bahislerin veya bilgilerin yandan fazla yer kapladığı görülür. Bu sebepten özel metotların genel istatistikten sonra, ikinci kademe olarak öğretilmesi veya öğrenilmesi gerekir.

Bazı kimseler, özellikle matematikçiler, istatistiğin yaptıklarını, ya tamamen matematiğe mal etmişler, ya da “Matematik - İstatistik” diye bir kol kabul edilmesini istemişlerdir; bununla, metot geliştirme çalışmaları ile, geliştirilen metotları misallerle açıklama çalışmalarının birbirinden ayırt edilmesini amaçlamışlardır.

Gerçekten makul ve gerekli görülen bu teklif benimsenerek uzun süre uygulanmış ise de, son zamanlarda yalnız başına “ista-tistik” kelimesinden baş tarafta açıklanan İlmi çalışma alanı anlaşılır olmuş, uygulama alanları da Biyometri, Ekonometri vs. olarak isimlendirilmiştir.
İstatistik kelimesi, çoğul olarak, bir olayı veya konuyu belirten rakamlar için de kullanılır: Tarım İstatistikleri, Sağlık İstatistikleri, Sanayi İstatistikleri, 1982 - 83 sezonu futbol ligi istatistikleri gibi. Aslında İstatistik kelimesi, eski devletlerin mal! ve asker! güçlerini tesbit etmek amacıyla yaptıkları sayımlar ve bunları yürütenler için kullanılan statüs, ,statista veya statists kelimelerinden kaynaklanmıştır. Gerçekten eski Mısır’da, Çin’de, Roma’da zaman zaman ailelerin büyüklüğü, arazileri ve köleleri hakkında bilgiler edinildiğine dair tarihi vesikalar mevcuttur.

Bugün de bütün devletler çeşitli yönlerdeki çalışma planlarını hazırlarken lüzum duydukları verileri, belirli aralıklarla yaptıkları sayım veya anketlerle elde etmektedirler. Bu maksatla her devletin bu işleri yürütmekle görevli bir teşkilatı vardır. Birleşmiş Milletler çerçevesinde bu teşkilatlar arasında belirli konularda işbirliği de yapılmaktadır. Türkiye’de bu mahiyette olmak üzere ilk teşkilat 1927’de kurulmuştur. Başbakanlığa bağlı “İstatistik Umum Müdürlüğü” olarak kurulan bu teşkilat 1962 yılında “Devlet İstatistik Entitüsü” (DİE) olarak geliştirilmiştir. Veri istenen konuların artması, her konunun kendi içinde genişlemesi ve yaygınlaşması, daha az masrafla daha güvenilir bilgiler toplamayı ve bu bilgileri daha etkili bir biçimde özetlemeyi amaçlayan İlmi çalışmaların yapılmasını da gerektirmiştir. DİE, bu gereğin değerlendirilmesi sonucu meydana getirilmiştir.

İstatistik kelimesi istatistikçiler tarafından üçüncü bir anlamda daha kullanılır. Baş tarafta, istatistiğin sınırlı genişlikteki örnekler üzerinde çalıştığı söylenmişti. Bir örnek için hesaplanan çeşitli değerler (Ortalama, variyans, korelasyon ve regresyon katsayıları vs.) birer istatistiktir. Bunlardan herbi- ri söz konusu örneğin temsil ettiği popülasyonun o değerine (parametre’sine) tekabül eder, veya o parametrenin en yakın tahminidir. Başka bir deyişle, bir İstatistiğin beklenen değeri parametredir. Her istatistiğin, tekabül ettiği parametreyi tahminde bir hatası olur. Bir örnekten hesaplanan mesela bir ortalama değer, o örneğin temsil ettiği popülasyondaki bütün ünitelerin ortalaması için bir tahmindir. İşte bu tahminin bir hatası vardır ki,buna “Standart Hata” denir. İstatistik'in esas amacı, bu hatayı asgariye indirmek ve ölçmektir. Çünkü ancak bu suretle küçükten büyüğü tahmindeki hata azaltılmış ve ölçülmüş olur.

01 / Ağu / 2018