Nigar Hanım

Osmanlı Devleti döneminde yaşamış kadın şair (1862-1918). Küçük yaşta evde Kur'an'ı hatmetti. İlköğrenimini Kadıköy'de bir Fransız okulunda yatılı okuyarak tamamladı.

Piyano, resim ve elişi dersleri aldı. Fransızca'dan başka Arapça, Farsça, Almanca, İtalyanca ve Rumca öğrendi. Dengeli bir Doğu-Batı kültürüyle yetişti. Henüz 14 yaşındayken dengi olmayan biriyle evlendirildi ve evliliğinde mutsuz oldu. Üç çocuğunun ardından eşinden boşandı. Anne ve babasının ölümü üzerine maddi ve manevi olarak sarsıldı. 2. Abdulhamid tarafından kendisine maaş bağlandı. 2. Meşrutiyet'in ilanından sonra evinde ünlü sanatçıların da katıldığı edebi toplantılar düzenledi. I Dünya Savaşı'ndan sonra tekrar geçim sıkıntısına düştü ve 1918 yılında tifüse yakalanarak öldü. Mezarı, anne ve babasının da defnedildiği Rumelihisarı Kayalar Mezarlığı'ndadır.

İlk şiirlerini 'Üryan Kalb' takma adıyla yayınlayan Nigar Hanım, şiirlerinde hayatını acılarını anlatan duygusal bir şairdi. Yakın dostlarından Süleyman Nazif in 'kadınların Abdülhak Hamidi' dediği Nigar Hanım, Cumhuriyet dönemine kadar yetişen kadim şairlerin en büyüğü olarak tanınmıştır. Başlıca eserleri, Efsûs (Yazık), Nîran (Cehennem), Aks-î Sada (Yankı) ve Safahat-ı Kalb'dir. Girîve adlı bir piyesi de mevcuttur. Aşiyan Müzesi'ne bağışladığı günlüklerinden bir kısmı, oğlu Salih Keramet Nigar tarafından 'Hayatımın Hikayesi' adıyla 1959'da yayınlanmıştır.

03 / Ağu / 2018